Sosyal Medya Diyeti

  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

 

Bazen sırf sosyal medyayı karşımızda biriyle konuşma ihtiyacımızı karşılamak için kullanmıyor muyuz?

Sözlerimiz havada kalmasın diye ya da yalnızca konuşabildiğimizi göstermek için. Öyleyse neden bu kadar çok takipçimiz ve takip ettiğimiz varken yalnızlık hissimiz azalmıyor da artıyor?

“Ne yapıyorsun?” sorusunu sormayalı ya da cevaplamayalı çok oldu. Zaten ne düşündüğümüzden, ne hissettiğimize; nerede olduğumuzu, kimle olduğumuzu; yazılı ve görsel olarak göz önüne koyuyorken neden “ne yapıyorsun?“ sorusuna yanıt verelim. Yaşadığımızı kanıtlamak için bir içerik paylaşma ya da birinin paylaşımına reaksiyon göstermek gerekmiyor mu?

Kiminle ilişkimiz var ya da yok bunu veri olarak göstermiyor muyuz? Yoksa da flört etmeyi yine internet üzerinden gerçekleştirmiyor muyuz? Konuşmadan sohbet edemiyor muyuz? Ediyoruz. Gerçek mimiklerimiz olmasa da gülen suratlarla süslemiyor muyuz mesajlarımızı. Başkalarından gördüğümüz yerlere gitmek ya da o giysileri giymek için çalışmıyor, çabalamıyor muyuz işleriniz hızlansın diye? İstediğimiz için mi, yine bir başkası için mi bu telaşımız?

Her şeyi ya kendimiz yapıyoruz ya da bir başkasından bekliyoruz. Orta yolu yok mudur bunun. Dizilerden, filmlerden esinleniyor, o büyülü kareleri yaşıyor”muş” gibi yapmıyor muyuz?

 

 

Hangimiz çektiğimiz mutlu fotoğraflarımız sonrası karedeki yüzle devam ediyoruz sonraki dakikalarımıza. Birileri beni mutlu görsün ya da birileri beni o an ne istiyorsam öyle görsün. Evet paylaşıyoruz pek çok duygumuzu, ama gerçekten ne düşündüğümüzü ya da ne hissettiğimizi kim bilir. Biz biliyor muyuz sahi?

Başkası beğenmedi diye kaç fotoğrafını sildin ya da hiç favori almamış yazını sahi neden sildin? Güzel olduğunu düşündüğün saçını kaç defa başkası beğenmedi diye değiştirdin.

Teknoloji çağında olsak da bir düşünceyi hala henüz yıkamadık; başkaları ne der, ne düşünür? Sosyal medyayala içimizdeki duygu ve düşünceleri rahatça ve özgürce dile getirmek isterken, yine aynı hatalara düşmüyor muyuz zaman zaman? Kendimizi çok da iyi hissetmediğimiz zamanlar gördüğümüz mutlu fotoğraf karelerinde olmadığımızı fark ettiğimizde kendi kendimizi negatifliğe sürüklemiyor muyuz? Olması gerekenleri bir kenara bırakıp nasıl istiyorsan onu yapmaya, ne yazmak istiyorsak onu yazmaya devam etmeliyiz.

Bazen sosyal medyadan uzaklaşmak hayatımıza dönüp bakmak için, biraz kendimizle kalıp düşünebilmek için işe yarayabilir. Ara sıra da olsa sosyal medyadan arınma diyeti ile akıllı akılsız telefonlardan, facebooktan, twitterdan ve instagramdan bir süre uzak kalmak ve gerçek yaşama dönmeyi denemek lazım.

Hadi hazır mıyız sosyal medya diyetine başlamaya? Yaşadığımızı gözler önüne sermek biz mutlu değilsek, bizi mutlu etmeyecektir. Bırakalım kim ne derse desin ve biz nasıl mutluysak öyle yaşayalım!

Ceyda Anıl Yazar:

3 Yorum

  1. 05/02/2017

    Çok güzel anlatmışsin. Yalniz olduğumuz için sosyal medyaya ihtiyacimiz var ya da eskisi gibi ev ziyareti arkadaş muhabbeti yapamadigimiz için ihtiyaç var. Facebook uygulamaaini sildim hiçbir eksiklik yok. Bağımlı olmadığımı biliyorum bağımsız da… Diyet yapmak güzel.

  2. 05/02/2017

    Sana puanım 9 kankam…

  3. 08/02/2017

    Guzel bir yazi olmus, elinize saglik. Ara ara deniyorum bu diyeti, telefondan FB uygulamayi silmek cok faydali 🙂 Ancak, hobi olarak basladigim deri tasarim ve uretimimi kucuk kucuk satisa dondurunce, perakende sektoru sosyal medyasiz olmaz, dedim. Ama en azindan, 5 dk girip cikicam deyip, arkadasinizin arkadasinin dugun resimlerine bakarken bulmuyorsunuz kendinizi.. Sevgiyle kalin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir